Bir suikastçının Portresi

Bir suikastçının Portresi

“Deney” (Das Experiment-2001), Oscar adayı “Çöküş”(Der Untertang 2004) benzeri filmleriyle tanıdığımız; arada “Invasion” (2007), “Diana” (2013) benzeri “Amerikan ruhu” taşıyan filmlere de imzasını atan yöneten Oliver Hirschbiegel, “Hitler’e Suikast” (Elser) ile bir defa ek olarak ülkesi Almanya’nın tarihine dönüyor. Film, 1939’da Hitler’e suikast tertip eden ama 13 dakikalık bir sapmayla hedefine erişemeyen Georg Elser’in öyküsünü anlatıyor. Senaryo yazarları Leonie-Claire ile Fred Breinersdorfer, Elser’in (Christian Friedel) yaşamı ile ilgili koltuk yer düş güçlerine başvursalar da, basit olarak belgelerden, gerçeklerden yola çıkıyorlar. Okumaya devam et

DÜZ ÖYKÜ ANL ATIMI

DÜZ ÖYKÜ ANL ATIMI

Baba-çocuk ilişkilerini konu edinmesiyle bilinen Peter Craig’in 2005’te yayımlanan romanından sinemaya uyarlanan “Kan Bağı” ihtimal edilebilir bir güzergâhta ilerleyen düz bir öykü anlatıyor. Kuvvetli yanı, inandırıcılığı… Ek Olarak doğrusu, aksiyon, kuvvet ve durum örgüsü dair bir sürü uçmaması. Jean François Richet stilize edilmiş süslü bir anlatımdan ziyade sahiciliğe önem verici bir yönetmenlik sergiliyor. Silahlı arbede, yakın kavga et benzeri sahnelerde olup bitenleri durum yerinden izleyen işlek bir kamera kullanıyor. Müziği ölçülü tuttuğu, oldukça başarılı bir ses çalışmasının desteğiyle bu çeşit sahneleri izleyici amaçlı alıcı kılmayı başarıyor. Okumaya devam et

Alternatif ‘aile dramı’

Alternatif ‘aile dramı’

Hollandalı populer yöneten Paul Verhoeven’in Philippe Djian’ın bir romanından sinemaya uyarlayıp Fransa’da çektiği ‘O Bayan’ (Elle), gerilim, cinsellik ve şiddeti muadil bir aile dramıyla birleştiriyor.’O Bayan’ bildik konular ve temalar çevresinde dönen bir film. Ama öyle çeşitli, şaşırtıcı bir yaklaşımı var ki bundan önce benzerini görmüş olmanız birçok olası değil. Daha önce sahneden şaşırtmaya başlıyor. Epeyce Başarılı işkadını Michele (Isabelle Huppert) uğradığı tecavüzden daha sonra etrafı toplayıp temtakip ediyor. Kimseyi çağırmadan, polisi aramadan, hiçbir şey olmamış benzeri yaşamına devam etmektedir… Vakası yakınlarına açıkladığında, huzurlu tavırlarıyla polise müracaat etmenin gereksizliğinden laf ediyor. Okumaya devam et

HAYALERİNİN PEŞİNDE

HAYALERİNİN PEŞİNDE

Müzikal aşkıyla dolu benzer filmler kesinlikle bundan önce de çekilmişti. Chazelle’in farkı, hayata sevincinin düş kırıklıklarına karıştığı, müzikalin şıklığıyla gerçekçi dramın görüştüğü bir hayat kurması… İlk filmi “Whiplash”, bir gencin muayeneden çıkan caz tutkusunu anlatıyordu. “Âşıklar Şehri”, yaşamın gerçekleriyle tutkularını uzlaştırmaya personel daha aklı en başında, mantıklı bir adamın hikâyesi. Mia’nın annesiyle telefonda konuştuğu ve Sebastian’ın tavandaki rutubet lekesine baktığı anlar mühim. Hayalleriyle yaşamın dayattığı seçenekler aralarında olan herkesin yaşamında vardır bu şekilde kırılma anları. Sebastian’ın “başarılı”grup konseri ve Mia’nın Okumaya devam et

HASTALIK VE VEFAT MOTİFLERİNİN ÇEVRESINDE DÖNÜYOR

HASTALIK VE VEFAT MOTİFLERİNİN ÇEVRESINDE DÖNÜYOR

Logan (Hugh Jackman), harap bir takdirde çıkıyor karşımıza. Meksika hududuna yakın bir alanda limuzin şoförlüğü inşa ediyor. Profesör Charles Xavier (Patrick Stewart), çölde delik deşik bir su tankının içerisinde saklanıyor. Bakıcısı ise zaman ışığından kaçan Caliban (Stephen Merchant)… Üçü de hasta. Kaldı ki film, baştan sona rahatsızlık ve vefat motiflerinin çevresinde dönüyor. Tüm bu karanlık içerisinde bulunan tek ışık ise 11 yaşlarındaki esrarengiz kız Laura (Dafne Keen)… Logan, Charles’ın ısrarıyla Laura’yı peşine düşen adamlardan kurtarmaya çalışıyor. Şayet ardından kimin bir takım kurtardığı belirsizleşiyor. Hikâye ilerledikçe hem bir Laura’nın, Logan için özel biri meydana geldiği meydana çıkıyor hem bir de insan-mutant savaşı tarihinin saklı sayfaları açılıyor. Okumaya devam et

YAPAY ZEKâ TARTIŞMASI

YAPAY ZEKâ TARTIŞMASI

Tatsız meydana gelen puan, Ridley Scott’un yönetmen koltuğunda yaptığı bu üçüncü Alien öyküsünde de 1979 imalatı önce filmin formülünü tekrardan etmesi: Uzay gemisindeki mürettebat uyanır, gezegene iner… Agresif organizmaların insanlarla “çiftleşmesi”nden meydana çıkan yaratıklar saldırıya geçer… Her şeyin mürettebatın bihaber meydana geldiği “gizli hedefler”le alakalı meydana geldiği anlaşılır, en dirençli karakter bir kadındır vb… Tek yepyeni düşünce, Walter / David karşıtlığı… David, “Prometheus”un en merak veren karakteriydi. Burada da vaziyet değişmiyor. Katherine Waterston’un canlandırdığı Daniels dahil olmak üzere bütün vatandaşlar kurban konumunda; bir başkasının yazdığı oyunun pasif figürleri olmaktan ileri gidemiyorlar. Bir noktadan ardından her birşey Michael Okumaya devam et

İDAM KARŞITI BİR FİLM

İDAM KARŞITI BİR FİLM

İnfaz öncesi idam zamanı yalnızca teknik bir durum olarak gösteriliyor. Sözgelimi, her birşey ip seçimiyle başlıyor. Sonrasında idamın gerçekleştirdiği yeri ve mekanizmanın ne türlü çalıştığını görüyoruz. Son süreçte ise idam mahkûmları çıkıyor karşımıza ve vakanın rengi değişiyor. Yöneten, idamla kapsamlı kitleler arasındaki ilişkinin bir temsilini meydana koyuyor adeta. Uzaktan bakarken fikirlerden yola çıkmak olası ama idamın bizzat bir sürü yabancı bir gerçeklik…
Rahim idam dair Aiman’ı eğittikçe ve bir cellat olarak kendisinin konumunu meydana koydukça sorun netleşiyor. Tam da bu Okumaya devam et

EV, ERKEĞİN ZİHNİNİ TEMSİL EDİYOR

EV, ERKEĞİN ZİHNİNİ TEMSİL EDİYOR

Daha neşeli bir yaklaşımla, evin yazarın bilincini temsil ettiği ve tüm filmin yazarın zihninde geçtiği söylenebilir. Bayan filmde, yazarın içerisinde bulunan aşkın, bağlılığın sembolü ve biz de tüm öyküyü onun bakış tarafından izliyoruz. Kamera daima onun peşinde. İlk enbaşta erkeğin zihninde, başka bir deyişle hanede yalnızca bayan var şayet yazamadığı için bunalımda ve kadına alaka gösteremiyor. Kadın Ise doğuracağı bebeğiyle erkeğin şuurunun tek sahibi olmak talep ediyor. Bahemen yan, erkeğin bilinçdışını temsil eden bodrumdan korkuyor; zira orada giremediği yerler var. Bilinçdışı ise bulduğu boşluklardan, sözgelimi klozetten sızıyor haneye… Konuk, erkeğin yeni yapıtını yazmaya başladığı anda kapıyı çediniyor… “Misafirler”, başka bir deyişle “yazılmakta meydana gelen eser, bilinçdışı imgeler ve afaki karakterler”bilince bir zaman hâkim olsa da bayan anneliğiyle Okumaya devam et

YABANCI FUTBOLCULAR

YABANCI FUTBOLCULAR

Liglerimizde oynayan başka futbolcular ile kulüpler ara ara sıkıntılar yaşıyor. Bu problemlerin basit noktası ise ücret. Varlığı da, yokluğu da dert meydana gelen ücret ne sebeple sorun oluyor? Uyarı ederseniz hiçbir türk malı futbolcu sezon içerisinde, mücadeleler devam ederken kulüplerini şikayet etme yöntemine gitmemiştir. Bu çeşit sıkıntılar sezon bittiğinde, ya da kulüple ilişkisini kesme noktasında belirir. Başka futbolcular ise bir maaş gecikmede bile yakıntılarını yapıyorlar. Aynı, Fenerbahçeli Diego Ribas’ın yaptığı benzeri. Elinde sözleşmesi meydana gelen, üstelik FIFA’nın zalim yaptırımlarını alim futbolcuların tercih bu metot bir sonraki günlerde dileriz başka takımların başına gelmez. Okumaya devam et

VAN PERSİE’Yİ KÜSTÜRDÜLER

VAN PERSİE’Yİ KÜSTÜRDÜLER

Bununla Birlikte, teknik patron ile oyuncular aralarında kritik bir duygusal bağlantı kurulamadı. Hoşnutsuzluk ve mutsuzluk yüzlere yansıdı. Hayat yıldızı Robin van Persie kulübeye cezalı edildi. Futbolculuğu tartışılmayacak bu futbolcu, bizzat kabuğuna çekildi. Yabancı bir yeryüzünde yaşar benzeri imaj vermeye başladı. Takımının attığı gole dahi tepkisiz kalıp, ne türlü bir motivasyon eksikliği yaşadığını bütün milyonlara gösterdi.
Şimdi isterseniz başa dönelim.Fenerbahçe bu denli iddialı bir kadro kurduğunda pekçok birey benzeri ben de Okumaya devam et